Procural Cup, Beşiktaş için umut vaat eden ama sonuçta elle tutulur bir kupa getirmeyen bir turnuva olarak geride kaldı. Siyah-beyazlı ekip, yarı finalde RK Nexe karşısında 33-32'lik skorla sahadan ayrıldı; tek sayılık bu fark, maçın son bölümüne kadar rakiple aynı düzlemde mücadele edildiğinin de kanıtıydı aslında. Turnuvanın gerçek anlamda karakterini ortaya koyan sonuç ise burada gizli: Beşiktaş, favori konumundan uzak bir rakibe karşı bile maçı son saniyelere taşıyabilecek bir oyun ortaya koydu, ama kazanan taraf olamadı.

Yarı finaldeki elemenin ardından sıra üçüncülük mücadelesine geldi ve burada da benzer bir senaryo tekrarlandı. TTH Holstebro karşısında oynanan mücadelede Beşiktaş 35-33 mağlup oldu; bu kez fark iki sayıya çıksa da maçın genel akışı yine marjinal detaylarda kilitlenen bir rekabete işaret ediyordu. İki maçta da toplamda sadece üç sayılık bir açığın telafi edilememesi, takımın rakiplerinden kalite bakımından kopuk olmadığını, ama kritik anlarda fark yaratacak o son dokunuşu bulamadığını gösteriyor.

Turnuvayı dördüncü sırada tamamlamak, sonuç tablosunda hoş görünmese de, Beşiktaş'ın Avrupa kulvarında rekabetçi bir seviyede yer aldığını teyit eden bir veri olarak okunmalı. Nexe ve Holstebro gibi ekiplere karşı art arda oynanan iki maçta da sonucun son düdüğe kadar belirsiz kalması, kadronun fiziksel ve mental olarak üst düzey maçlara hazır olduğunu gösteriyor; eksik olan, o maçları kazanmaya çevirecek soğukkanlılık.

Sezonun bu erken evresinde alınan bu tür sonuçlar, ligdeki asıl hedefler öncesinde bir gösterge niteliği taşıyor. Beşiktaş yönetimi ve teknik ekip için Procural Cup'taki performans, kadronun potansiyelini teyit ederken aynı zamanda hangi noktalarda iyileştirme gerektiğini de gözler önüne sermiş oldu. İki maçlık toplam skor farkının bu denli dar olması, takımın rekabetçi kimliğinin sürdüğünün altını çiziyor; ama madalya konusundaki açlığın giderilmesi için bu ince farkların kapatılması şart.

Sonuç olarak Beşiktaş, Procural Cup'tan kupasız ama tecrübeyle döndü. Turnuvanın ortaya koyduğu resim net: takım rakip seviyesini yakalıyor, fakat maçları lehine çevirecek o kritik anları henüz istikrarlı biçimde yönetemiyor.