Romanya'nın Cluj kentinde süren U20 Erkek Avrupa Şampiyonası'nda B Grubu'ndaki son maçına çıkan Ay-Yıldızlı gençlerimiz, Sırbistan'ı 30-29 yenerek turnuvadaki ilk galibiyetini elde etti. Baştan sona başa baş geçen karşılaşma, son saniyelerine kadar belirsizliğini korudu.
Karşılaşmanın ilk yarısına dengeli bir oyun damga vurdu. Savunmada disiplinli bir görüntü çizen gençlerimiz, hücumdaki sabırlı oyununun karşılığını alarak ilk devreyi 14-13 önde kapattı.
İkinci yarıda Sırbistan baskısını artırsa da soğukkanlılığını koruyan Milli Takımımız, elindeki dar üstünlüğü maç boyunca elden bırakmadı ve son düdükle birlikte sahadan tek farklı galibiyetle ayrıldı. Bu sonuç, gruptaki İsviçre (32-50) ve Faroe Adaları (28-40) maçlarında alınan yenilgilerin ardından turnuvadaki ilk galibiyet olarak kayıtlara geçti.
Zorlu bir başlangıcın ardından gelen bu galibiyet, genç ekip için hem moral hem de üst yaş kategorilerine uzanan gelişim yolculuğu açısından değer taşıyor. Bu yaş grubunda Avrupa'nın güçlü ekipleriyle oynanan her maç, ileride A Milli Takım'a oyuncu kazandıran hattın en kritik basamaklarından biri.
U20 Erkek Milli Takımımız Sırbistan'ı 30-29 Geçti: Turnuvada İlk Galibiyet
Romanya'da düzenlenen U20 Erkek Avrupa Şampiyonası'nda B Grubu'nun son maçına çıkan Ay-Yıldızlı gençlerimiz, ilk yarıyı 14-13 önde kapattığı karşılaşmada Sırbistan'ı 30-29 yenerek turnuvadaki ilk galibiyetini aldı.
Bu Haberde
- U20 Erkek Milli Takımımız, Avrupa Şampiyonası B Grubu son maçında Sırbistan'ı 30-29 yendi.
- İlk devre 14-13 Türkiye'nin üstünlüğüyle tamamlandı; fark ikinci yarıda korundu.
- Galibiyet, İsviçre ve Faroe Adaları maçlarının ardından turnuvadaki ilk galibiyet oldu.
Bir turnuvayı iki ağır yenilginin ardından tek farklı bir galibiyetle kapatmak, skor tablosunun ötesinde bir şeyi gösterir: baskı altında dağılmayan bir takım karakteri. U20 seviyesinde asıl kazanım madalya değil, bu genç oyuncuların Avrupa'nın güçlü ekipleriyle oynayarak edindiği tempo ve rekabet tecrübesidir. İsviçre ve Faroe Adaları karşısında alınan farklı skorlar ise Türk hentbolunun bu yaş kategorisinde fiziksel ve taktiksel olarak kat etmesi gereken mesafeyi net biçimde ortaya koyuyor. Asıl soru şu: bu tecrübe, kulüpler ve federasyon düzeyinde sürekli bir gelişim programına dönüştürülebilecek mi? Bugünün 30-29'u, ancak süreklilik ve altyapı yatırımıyla desteklendiğinde yarının A Milli başarısının temeli olabilir.
FOTO GALERİ (10 fotoğraf)